GÜRBÜZ BATTAL

Tarih: 28.01.2024 17:43

YASSAK!!!

Facebook Twitter Linked-in

 

 

 

Millet olarak yasakları çok severiz. Yasaklar sanki genlerimize işlemiş.  
 

Yasaklar, olmasa olmazlarımız arasına girmiş.
 

Birileri sürekli yasak koyar, bu yasaklara uymamızı ister.
 

Böylece ne kadar önemli birisi olduğunu herkese göstermek ister.  
 

Hatta yasağı uygulatmak için özel elemanlar görevlendirir.
 

Bazıları da yasakları delmeye çalışır. Yasakları delmekten zevk alır.  
 

Sonucunun ne olacağı onlar için önemli değildir. İlk fırsatta deler de.  
 

Yasakçılar ne kadar tedbir alırsa alsın, yasakları tam anlamıyla uygulatamazlar.  
 

Mutlaka ucundan kulağından delinir.
 

Yasaklar adeta bizi cezbeder. Yasağa karşı bir arzu bir istek oluşur beynimizin derinliklerinde. Hatta toptan yasak delme teşebbüslerimiz de eksik olmaz.
 

Seçim yasakları, sigara yasağı, sokağa çıkma yasağı, kırmızı ışıkta geçme yasağı, alkollü taşıt kullanma yasağı hafızalarımızda en çok yer eden yasaklardan bazılarıdır.
 

Birkaç yıl önce Erzurum’dan Amasya üzerinden otobüsle İstanbul’a giderken Niksar yakınlarında yol yapım çalışmaları vardı. Yolun bir bölümü bitmiş, yol girişine yan yana 4 – 5 taş konmuştu. Yolun bozuk olan diğer tarafında ise taşıtlar yoluna devam ediyordu.  
 

Otobüs şoförümüz uyarılara rağmen girişine birkaç taş konan yola girdi. Aynı uyarılar 2 – 3 yerde daha karşımıza çıktı. Şoförümüz bu uyarılara da aldırmadı. Sonunda yolun taş ve toprakla kapatıldığı son kısmına gelindi. Sürücümüzün yasak dinlemez tavrı yüzünden 500 metre kadar yolu gittikten sonra aynı yolu gerisin geriye gelmek zorunda kaldık.  
 

Bu ise zaman olarak yarım saatimize mal oldu.
 

Bu örnekleri çoğaltmak, milyonlarca örnek vermek mümkündür.
 

Hatta yasaklar fıkralara bile konu oluyor.
 

Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ederken birden şiddetli bir fırtına kopar.
 

Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını ister.
 

Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmez.
 

Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırır.
 

"Git bir de sen onları gemiden atlamaya ikna etmeyi dene" der.  
 

Tayfa gider ve kısa bir süre sonra geri döner. Kaptan merakla sorar:
 

—Eee, noldu?
—Hepsi atladı efendim.
Kaptan çok şaşırır :
-  Nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
- Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim.
—Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
—Peki ya Türklere ne dedin?
—Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.
 

Kalın sağlıcakla.

 


 


 


 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —