Her Kurban Bayramı öncesinde olduğu gibi bu yıl azalmakla beraber bir kısım yazar- çizer takımı ile kendilerini sohbet ehli sanan Prof veya uzman adı altında Müslümanlıkla arası pek de iyi olmayan zatlar, yazılı ve görsel basında ha bire zırvalar.
Neler zırvalar bu zatlar diye soracak olursanız, Müslümanların ibadet amacıyla kestikleri kurbanlara dil uzatırlar.
Bu zatların hayatını inceleyecek olursak çoğu misyoner gibi çalışır. Değişik kılıklarda karşımıza çıkarlar. Prof olurlar, uzman olurlar, hoca olurlar, sanatçı olurlar, yazar- çizer vs olurlar. En önemli özellikleri, Müslümanların inanç ve ibadetlerini, dini ve kültürel değerlerini erozyona uğratarak aşağılamaya çalışmaktır.
Müslümanlara ait ne kadar güzel haslet varsa hepsini “ ti” ye almayı sever, kuş kadar beyinleriyle Müslümanları rencide etmeye kalkarlar.
Çoğunun ortak özelliği, namaz kılmadıkları halde namazı eleştirirler, hacca gitmedikleri halde hacca gidenleri, paralarını Araplara yedirmekle suçlarlar. Kurban kesmedikleri halde Müslüman’ın kestiği kurban hakkında ahkâm keserler. Kurban kesmeyi, her tarafı kana bulamak olarak takdim etmek isterler.
Bunların namaz kılmak, hacca gitmek, zekât vermek ve kurban kesmek gibi bir dertleri yoktur. Sinek gibi mide bulandırmayı severler.
Etsiz yemek yemezler. Dünyanın en etoburları olduklarını bilmeyen yoktur. Yedikleri etin nereden geldiğini düşünemezler. Yedikleri et için her gün binlerce hayvanın kesildiğini düşünmekten acizdirler.
Cübbeli Ahmet Hoca’nın deyişiyle yedikleri etler babalarının tarlasında yetişir.
Buna rağmen Müslüman’ın yılda bir kere Allah rızası için kestiği kurbanı dillerine dolarlar.
“ Kesmek ibadet olur mu? ” şeklindeki klişeleşmiş saçmalığı dillerine dolayarak iman ile kurban arasındaki ince çizgiyi anlayabilecek basirete de sahip değildirler.
Hayatında et yüzü görmeyen daha doğrusu et alacak parayı kazanamayan gariban Müslümanların da bu sayede yılda bir defa da olsa et yiyebildikleri onların umrunda değildir.
Kendilerini aydın olarak nitelendirir ama cahillikte, ilerici gözükürler ama yobazlıkta üstlerine yoktur. Aslında İslâm inancının en ince ayrıntılarını bilirler. Müslümanlara karşı duydukları kin ve nefreti aşıp da gerçekleri anlatmaktan acizdirler.
Son yıllarda yeni bir moda deyim de gözlerden kaçmıyor. “ Küçük çocuklara korku dolu gözlerle kurbanın kesilişini izlettiler”. “Kurbanı çocukların gözü önünde kesmeyin.”
Onların niyeti aslında çocuklar değildir. Öyle olsaydı çocukların en çok TV izlediği saatlerde ekranlarda kan, şiddet ve cinayet görüntüleri fışkırmazdı.
Tüm İslâm âleminin ve Manisalıların kurban bayramı mübarek olsun.
Kalın sağlıcakla.


