GÜRBÜZ BATTAL


BİR ZAMANLAR

O günleri yaşamayanların bu günlerin kıymetini bilmeleri beklenemez.


 

Genç okuyucularım hatırlamaz.
 

Bir zamanlar yurdumuzda yokluk ve kıtlık, almış başını gitmişti.
 

Mal almak için uzun kuyruklara girmek gerekiyordu.  
 

Öyle ki kuyruklar mizah konusu olmuş, kuyruk sırasında tanışıp, nişanlanan, evlenen ve çocuğu olanları mizahi dille anlatan komedyenler büyük prim yapıyordu.
 

Çay kuyruğu, şeker kuyruğu, mazot kuyruğu, benzin kuyruğu, gaz, tuz, sigara, ilaç ve maaş kuyrukları artık kanıksanmıştı.
 

Her yerde kuyruk vardı. Kuyruklar insanın başını döndürüyordu.
 

Kuyruğa girmekle iş bitmiyor, sıra bize gelince mal bitebiliyor, kuyrukta beklediğimizle kalıyor, eli boş dönebiliyorduk.
 

Ya da bu temel maddelerin olduğunu haber aldığımız yere gittiğimizde satılmayan kalitesiz mallardan almak şartıyla 250 gramlık çay, bir kilo şeker alabiliyorduk.
 

Maaş, doktor ve ilaç kuyruklarında beklerken ölenlerin haberlerini televizyonlarda izliyorduk.
 

50 litre mazot alabilmek için bir hafta benzinliklerdeki kuyruklarda bekleyen şoför öyküleri sıradan olaylardandı.
 

Bu yokluk dönemlerini fırsata çeviren siyasileri de gördük. Kurtar bizi baba diye bağıranlara;  “ Bana 500 gün süre verin. Kuyrukları sona erdireceğim.” 500 gün dolunca mazot ve benzin kuyruklarının devam ettiğini soran basın mensuplarına “ Mazot vardı da biz mi içtik” diye pişkince cevap veren başbakanlar gördük.
 

Herkese 2 anahtar sözü veren başbakanlar döneminde iki anahtarımız olacak diye sevinirken elimizdeki bir anahtardan da olduk.  
 

Öyle ki enflasyon yüzde yüzleri geçti, bir iki saatte varlığımızın yüzde 60’ını kaybettik.
 

Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Ecevit’e dosya fırlattı feleğimiz şaştı.
 

Bir gün hazinede para olmadığı için memurlara maaş verilemeyeceği haberleri yayılınca ekonomimizi defalarca iflasa sürükleyen ve 70 sente muhtaç eden başbakan, maaşları ödeyebilmek için IMF’den gelecek krediyi beklediğini, İMF kredi verirse maaşları ödeyebileceklerini söyleyerek ne kadar acınacak durumda olduğunu dile getiriyordu.  
 

70’lerin ikinci yarısıydı kardeşimin düğünü için Ankara aktarmalı Sarıkamış’a gitmek için yola çıktığımda Ankara’da mazot yokluğundan dolayı otobüslerin çalışamadığı bilgisini aldım. Trene ancak bir hafta sonrası için bilet buldum. 2 gün de yol sürdü. 10 gün sonra köyüme gittiğimde düğün çoktan yapılmıştı.
 

Kardeşimin düğününde bulunamamamın ezikliğini halen omuzlarımda hissediyorum.
 

Gene bir zamanlar bazı insanlar birileri tarafından gece evinden alınıyor, bir daha geri gelmiyordu. Çoğunun cenazesi bile bulunamadı. Faili meçhul cinayetler bazı kesimlerin yüreğine korku salmıştı. Aykırı düşünenler, ne zaman evlerinden alınıp faili meçhule kurban edileceği korkusuyla yıllarca yaşadı.
 

Şimdi de dar gelirlinin belini büken ekonomik kriz var ama hiç olmazsa kuyruk yok.
 

O günleri yaşamayanların bu günlerin kıymetini bilmeleri beklenemez.  
 

Allah’tan o günleri tekrar yaşatmaması dileğiyle kalın sağlıcakla.
 

 

Gürbüz Battal
 

  • BIST 100

    15703,40%-1,93
  • DOLAR

    44,06% 0,17
  • EURO

    51,19% 0,04
  • GRAM ALTIN

    7301,06% 1,68
  • Ç. ALTIN

    11854,23% 0,00
  • Cumartesi 5.8 ° / 1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Pazar 2.7 ° / -3.8 ° Düzensiz hafif karlı
  • Pazartesi 4.2 ° / -1.7 ° Güneşli

Malatya

07.03.2026

  • İMSAK 05:23
  • GÜNEŞ 06:44
  • ÖĞLE 12:43
  • İKİNDİ 15:58
  • AKŞAM 18:32
  • YATSI 19:48

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.